Skip to main content
Rehber

Afet Zararlarını Azaltmak: Nasıl? – Bölüm I

By Şubat 19, 2022Mayıs 25th, 2022No Comments

Sözün Özü!

Bazı gerçekleri değiştiremezsiniz, ama sonuçlarından korunabilirsiniz; aynen beklenen İstanbul Depremi, gelecek yaz dönemi orman yangınları ya da sel baskınları gerçeğinde olduğu gibi.

Bu kitapçık Alışkanlıkları Değiştirme ve Dayanışma araçlarının birlikte kullanılarak afet zararlarının nasıl azaltılabileceğini tariflemektedir. Önerilen yöntemin özeti: Afet zararlarının kök sebeplerinden birisi olan yanlış alışkanlıkları değiştirip, önleyici yeni alışkanlıklar edinmek!

Yani, afet öncesinde, sırasında ve de sonrasında ortaya çıkabilecek çeşitli durumlarla başa çıkabilecek alışkanlıklara sahip olmak.

Mesela yangın söndürme tüpünü kullanma alışkanlığına sahip olmamak veya basit ilk yardım bilmemek ya da bir depremin hemen başlangıcında ilk yapılması gerekenleri hatırlamak için önceden alıştırma yapmamış olmak gibi.

El yıkamanın hastalıkların en az yarısını önlemesine benzer şekilde, afetin yıkıcılığını en az zararla atlatabilmenin yolu, bazı alışkanlıkların kazanılması ya da kazanılmış bazılarının değiştirilmesi; bunun için de kültürümüzün temel taşlarından birisi olan çevremizle dayanışmayı kullanmak gerekiyor.

Burada yeni sayılabilecek olan, “alışkanlıkları kazanmak da değiştirmek de zordur” inancını aşabilecek şu yöntemdir: 

Kişilerin kazanmak veya değiştirmek istedikleri alışkanlıkları için, kendilerinin belirleyecekleri ve uymadıkları takdirde kendilerini zorlayacak bir taahhütte bulunmaları ve bu yolda çevrelerindeki güvendikleri kişilerle dayanışmaları!

Bu yolla hangi davranışlarımızı değiştirip yenilerini edinirsek edinelim, CoVid19 pandemi sonrası bu yeni dönemde kazanan Adil Yaşam olacaktır.

Deprem, sel, kasırga  ya da diğerleri, normal zamanlarda ortaya çıkmayan

yetersizliklerimizi ortaya çıkarır. Örneğin, fazla kilolarımızla pekala barışık yaşarken, koşarak bir tehlikeden kaçmak zorunda kaldığımızda ise büyük bir sağlık riski oluşturabilir.

Ya da tanışıklığımız olmayan üst kat komşumuzla yuvarlanıp giderken, acil bir durumda yardıma ihtiyacımız olduğunda ilk aklımıza gelen, bu yakın komşumuz değil midir?.

Lütfen bir deprem ya da sel baskını anını düşünün; bu iki örnekte değinilen “kendimizi değiştirmek” ve  “komşu dayanışması”nın ne kadar hayati olacağı kolayca anlaşılabilir.

Bu kitapçıkta, başkalarıyla dayanışma yoluyla kendini değiştirerek yeni bir alışkanlık edinmek ya da bir alışkanlığını terketmek isteyenlere basit, uygulanabilir bir yöntem tanıtılıyor. Bu yolla, bir afet öncesi, sırası ve sonrasında doğacak çeşitli zararlardan korunmuş olabileceksiniz. işte iki örnek:

  • Günde 5000 adım kararını gerçekleştirmekte zorlanan bir kişi, komşusu ile sözleşerek, pek canı istemediği günlerde de değişim isteğinin gereğini yapar. Bir başka gün roller değişip bu defa kendisi diğer kişinin motivasyon kaybını giderebilir. Bu dayanışma yoluyla değişime örnektir.
  • Mizacı nedeniyle ilişki kurmakta zorlanan bir kişi, deprem sırasında komşu ile yardımlaşma ihtiyacının bilincinde olsa da buna bir türlü girişemez. Bu durumda, kişi mizacını değiştirip daha dışa dönük olmayı becerdiği takdirde, komşu veya tanıdıklarıyla -evvelce kuramadığı- dayanışma ilişkilerini kurabilecektir. Bu da değişim yoluyla dayanışmaya başka bir örnektir.

Bölüm I: Alışkanlıkları Değiştirme Yöntemleri

Alışkanlıklar bireylerin adları gibi onlara yapışıktır. Bu yapışma bazılarında “değiştirilemez” boyutlarda olabilir iken bazılarında ise “değiştirilebilir” durumdadır. Bunu belirleyen özelliğimize genellikle “irade gücü” deniliyor

Çoğu kimse alışkanlıklarının farkındadır ve onların da birçoğu bazı alışkanlıklarını değiştirme girişimlerinde bulunmuştur. Örneğin, düzenli egzersiz için kendine söz veren -sonra da tutamayan- çok kişi vardır.

Bu başarısızlıkların büyük bölümü irade zayıflığından doğmaz. Daha çok, ya kişilerin değişim yönünde verdikleri sözlere ait hedefler belirsizdir veya söz yerine getiril(e)mediğinde uygulanacak zorlayıcı bir yaptırım öngörülmemiştir ya da bunların ikisi birden mevcuttur. Bu tür başarısızlıklar dönerek kişinin kendi hakkında şöyle bir haksız yargıya varmasına da yol açabiliyor: Benim iradem zayıftır!

Yerel yönetimler bu konuyla yakından ilgilenmeli. Niçin?

Örnek olarak bir deprem ülkesi olan yurdumuzun hemen her bölgesinde beklenen depremleri ele alalım: Olası zararların azaltılması, merkezi ve yerel yönetimler kadar o yörelerde yaşayan yurttaşların da deprem öncesinden başlayarak almaları gereken bir dizi önleme bağlıdır. Bu önlemlerin çoğu, bireylerin tutum ve davranışlarında değişiklik yapmalarını gerektiriyor.

Örneğin, dünyadaki örnekler depremin hemen ardından -doğalgaz tesisatındaki kırılmalar, mutfak tüpleri, yanıcı patlayıcı maddelerle çalışılan yerlerdeki yıkımlar vbg nedenlerle- çıkan yangınların büyük can ve mal kaybına yol açtıklarını ve itfai teşkilatlarının çok sayıda yangına çeşitli nedenlerle müdahale edemediklerini gösteriyor. Ya da, ilk yardım becerisine sahip olup olmamak, ölümle kalım arasındaki belirleyici değil mi?

Lütfen, bir deprem sonrasında, basit de olsa tüm bağımlılıklarımızın lüzumsuz güçlükler yaratacağını düşününüz. Alışkın olduğumuz tuvalet klozeti, soğuğa olan aşırı duyarlığımız, ev hayvanımızın sadece belirli bir yiyeceğe alışkınlığı ya da hareket güçlüğü yaratabilecek fazla kilolarımız gibi basit bağımlılıklarımızı kendi başımıza terk edebilmenin ne büyük farklar yaratacağı kolayca anlaşılır.

Bu gerçek şunu söylüyor: Her birey, deprem sonrası ihtiyaçlarını giderebilmek için, yeni alışkanlıklar edinmeli ya da bazılarını değiştirmelidir. Bu ise önemsemediği için dikkatinden kaçan bağımlılıklarını önceden farketmesiyle mümkündür.

Bir süre idare edebilecek içme suyu, düzenli alması gereken ilaçları, kendi ve yakınlarının güncel fotoğrafları, kimlik belgeleri, cep telefonu bilgilerinin GSM operatöründeki yedeği ya da bilgisayar diskinin yedeği vbg, bunlardan sadece birkaçıdır.

Özellikle deprem sırası ve sonrasında kıt hale gelebilecek kaynakların (yollar, içme suyu, sağlık tesisleri gibi) hakça paylaşımı, Adil Hizmet Rehberi’nde tanımlanan şu vizyon’un gerçekleşmesine bağlıdır:

Kent yaşamının tüm paydaşları, yaşamın her alanındaki tutum ve davranışlarında “canlı ve cansızlar bütünü”nün sürdürülebilirliğine olumsuz etki yapmama alışkanlığını yaşamlarının doğal uzantısı haline getirmişlerdir.

Bu da tüm paydaşların tutum ve davranışlarında değişiklik yapabilmelerini, daha net bir ifadeyle “ kendilerini değiştirebilmeleri”ni gerektiriyor. Yerel yönetimler bu bağlamda kritik bir oyun kurucu rolündeler.

Bir neden daha var

İçinde yaşadığımız “şeyler arasında oluşturulan ağlar” çağında, kamu kurumlarının rolleri de yeniden tanımlanıyor; bu yeni rol dağılımı içinde belediyelerin de sadece belirli hizmetleri sunan sessiz hizmet sağlayıcılar olma rolleri yerine, genişleyen ihtiyaç ve imkanlar çerçevesinde doğan çeşitli sorunların çözülmesi için, paydaşlar arasında ağlar oluşturmak gibi yeni bir yerel yönetim rolü ortaya çıkıyor.

Altı Adımda Kendini Değiştirme

Dikkat! Kendini bir veya birkaç konuda değiştirmeye karar vermiş bir kişi için yapılması gerekenler sırayla tanımlanmıştır. Her değişim az ya da çok bir çaba harcamayı gerektireceğine göre, başlangıçta tek konu seçmek ve onda başarı kazanarak o motivasyonla yeni değişim hedefleri seçmek pratik olarak iyi bir yoldur. Başarılar dileriz.

Adım 1 – Neyi değiştireceğinize karar verin: Herkes kısa bir düşünmeyle hangi alışkanlığını değiştirmek ya da edinmek istediğini bulabilir. Ama yine de, “Bireysel Nitelik Profili”nizi ve ardından da “Bireysel Değişim Hedefi”nizi ortaya çıkararak işe başlamak tavsiye edilir. Bu amaçla lütfen Ek1’de tariflenen yolu izleyiniz.

Adım 2 – Hedef ifadesini yazın: Değişim hedefine karar verildikten sonra, bu hedefin düzgün bir ifadeyle tam olarak yazılması önerilir. Örneğin, “Bedeni sağlığımı deprem anında bir ek risk yaratmayacak düzeye yükseltmek”.

Adım 3 – Hedef gerçekleştirme planınızı yazın: Bu adımda, hedefi nasıl ve ne süre içinde gerçekleştireceğinizin bir alışveriş listesi belirginliğinde tanımlanıp yazılması isteniliyor. Örneğin: “Beden sağlığımı en geç her 2 ayda bir check-up yoluyla kontrol ettireceğim. Paralel olarak da, her gün 3000 adım yürüyüşle başlayıp her ay 1500 adım artırarak en çok 6 ay içinde günde en az 10,000 adıma yükselteceğim”.

Adım 4 – Planınızı gerçekleştirmek için bir sigorta (taahhüt) üretin: Her işin bir püf noktası olduğu gibi kendini değiştirmenin de bir püf noktası var. Bu da “planınızı -tartışmasız kabul edilebilir force majeur haller dışında- uygulamadığınız takdirde, sizi gerçekten zora sokacak bir yaptırım bulmanız”dır. Kendi kendinize söz verdiğiniz için uygulayacağınız bu yaptırım samimi olarak sizi (imkansız değilse de) çok zorlayacak bir taahhüt olmalı; ayrıca da zaten yerine getirilmesi gereken bir vecibe (mesela birisine olan borcunuzu ödeme sözünüz) olmamalıdır.

Bir kişiye çok zor gelebilecek bir yaptırım başkaları açısından o kadar da zor olmayabilir. Bu nedenle, örnek olarak verilen yaptırım örneklerinden birisini seçmek yerine, “bedeninize göre elbise seçer gibi” kendi durumunuza en uygun yaptırımı tasarlamanız daha doğru olabilir. Örnek yaptırım tasarımları için Ek2’deki örnek listesinden yararlanabilirsiniz.

Örneğin: “En geç her 2 ayda bir check-up yaptırmadığım ve /veya planımda öngörülen 6 ay içinde, 3000 adımla başlayıp her ay 1500 adım artırıp 10,000e varma sözümü gerçekleştiremediğim takdirde, benden bu parayı alacağına söz veren (benim de sözünde duracağına güvendiğim) Deniz Demir adlı arkadaşıma 6 ayın sonunda TL30,000 ödeyeceğim”; (rakamın zorlayıcılığına dikkat ediniz!)

Bu örnekteki TL30,000 ödeme taahhüdü yerine şöyle biri de olabilirdi: “……….takdirde, iş amirimle anlaşıp kesin söz alarak, ücret artışlarımın 2 yıl boyunca durdurulmasını sağlayacağım”; (bu da en az diğeri kadar zorlayıcı. Öyle olmasa işe yaramaz, kolayca çiğnenebilirdi)

Adım 5 – Taahhüt Metnini doldurup imzalayınız.
Bu belgenin Ek3 (Adım 5)te, kendi kendinize verdiğiniz sözü daima hatırlatacak bir kısa metin var. Lütfen bunu doldurup gözünüzün önünde bir yere yapıştırınız. Olabildiğince başkalarıyla da paylaşıp taahhüdünüzü güçlendiriniz.

Adım 6 – (seçime bağlı). Bu rehberi zenginleştirici katkılar yapabilirsiniz: İster rehberin daha kullanışlı hale gelmesi, ister eksik ve/ya yanlış bulduklarınızın düzeltilmesi yoluyla rehberin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek katkılar yapabilirsiniz.

Fikirlerinizi Paylaşın.

Formu kullanarak düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir ve bu içeriği geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

Kaynaklar


1 Nesnelerin interneti (Internet of Things) için bkz. https://www.wikiwand.com/tr/Nesnelerin_interneti

2 “Paydaşlar” terimi ile belediyelerin kadrolarındaki kamu görevlileri, onlarla çeşitli anlaşma ve protokollar yoluyla ilişki içinde bulunan kişi ve kurumlar ve nihayet tüm hizmet alanlar (halk)  kastediliyor. (Bkz. Adil Hizmet Rehberi, Tanımlar)

Leave a Reply