Yalnız kendimizi düşünerek yaşamımızı sürdüremeyiz. Bu mümkün de değil adil de!

Adil Yaşam® için

Değişim Çağrısı

Şu adrese tıklayarak ayrı bir sayfada açabilirsiniz: https://bit.ly/398xERt

Değişimin parçası olun.
Bize katılın..

Adil Yaşam®, Beyaz Nokta® çatısı altında, seçilmiş konularda bilgi ve akıllarını birleştirerek çalışan ve iyilik  yolunda emek sarfeden Birleşik Akıl Ağı®’nın yarattığı bir yaşam tasarımıdır.

Tarım konusundan yola çıktık; tarım arazileri miras yoluyla parçalanıyor ve işe yaramaz ölçeklere dönüşüyor. Küçük arazi sahipleri birleşip kooperatifler kursa yine olacak ama olmuyor, köklerde bir sorun var:  Güven yok… Bencillik var… Hem de Yıkıcı Bencillik!

Yalnız tarımı değil, tüm sosyal toprağımızı sarmış bu ayrık otunun gücünü azaltmak ancak onun tersi duyguları, davranışları benimseyebilirsek gerçekleşebilir. Dayanışmanın gücünden faydalanarak Yıkıcı Bencil davranışlarımızı farketmeli ve değişmeli ama nasıl?

Bize katılın ve rehberlerimize göz atın, biz başladık ve değişim için ilk adımları attık.

Bu adımlardan biri, beklenen depremler veya ülkemizin değişik coğrafyalarında giderek sıklaşan afet zararlarını azaltmak için bir rehber: Afet Zararlarını Azaltma Rehberi!

(Bu aynı zamanda, “Bütün’ün Haklarına Saygı” kavramını benimseyen kuruluşlara da bir işbirliği çağrısıdır)

Tüm Mesajlarımız Şu Gerçeklere Yönelik:

    • “Canlı-cansız her şey, bileşenlerinden birisi de insan olan bir (bütün)dür. İnsan, diğerlerinin haklarını çiğneyerek salt kendi çıkarlarını gözetiyor.
    • Bu bencillik yıkıcıdır; vazgeçilmezse (bütün)ü yok edecek.
    • Tek yol kendimizi değiştirmek ve etkileyebileceğimiz herkesi de buna ikna etmek. Adil Yaşam® girişiminin amacı bunun yollarını göstermek. Buna göre:
Günün Mesajı: “Tüm varlıklar arasında bir “üstünlük“ yarışması yapılacak olsa hangi ölçütün seçilmesi tartışmasız doğru olurdu? Biraz düşününce böyle bir ölçütün olmadığı, dolayısıyla da üstünlük kavramının geçerli olmadığı anlaşılabiliyor.”
1

Önce 5 Acaba; Sonra da "Afet Zararlarını Azaltma" Rehberi

Şu “5 Acaba” tüm projeyi açıklıyor (Tıklayınız).

İstanbul depremi, orman yangınları ya da sel baskınları… Bu kitapçık, afet zararlarının kök sebeplerinden olan ‘yanlış alışkanlıkları’ değiştirip, ‘önleyici yeni alışkanlıklar’ edindirmeyi amaçlıyor.

Rehbere Göz Atın

2

Bireysel Değişim Hedefinizi Seçin

Toplumsal değişimin ilk adımı bireysel değişimdir. Değişimi başlatmak için bu rehberi kullanabilir ve kendinize bir ‘değişim hedefi’ belirleyebilirsiniz.

3

Hedefiniz İçin Harekete Geçin

Şimdi aksiyon zamanı. Hedefinizi gerçekleştirmek için aşmanız gereken engelleri ve atmanız gereken adımları belirleyin. Artık, siz de değişim planınızı uygulamaya başlayabilir ve afet zararlarının azaltılmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Yenilenebilirlik (re-generability)!

(Canlı-cansız-herşey bütünü ile ilgili alıntılar köşesi)

İzmir’de geçen hafta “Binbir Çiçekli Bahçede Yaşar Kemal Sempozyumu”nda,  Dr. Ayşegül Tözeren, Yaşar Kemal’in derin ekolojist bir yazar olarak, romanlarında doğanın sesini dile getirdiğini söyledi.

Bu toplantıya katılma nedenim Prof. Dr Mustafa Sarı’ya İş Bankası kültür yayınlarından çıkan, Müsilaj ağıt mı  umut mu? kitabını imzalatmaktı. Prof.Dr. M.Sarı‘dan iki alıntı : (1) “Uzun yıllar Van Gölü inci kefalinin korunmasıyla ilgili çalışmalar yaptı. Geliştirdiği sorun temelli sosyal katılımcılık modeli doğa korumaya yeni bir perspektif getirdi. Son yıllarda Marmara Denizi balıkçılığının sürdürülebilirliğine odaklandı. 2016 yılından beri bilimsel çalışmalar ve medya aracılığıyla müsilaj konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmaya çalışıyor. Halen Bandırma Onyedi Eylül Üniv. Denizcilik Fak.’nde akademik çalışmalarını sürdürüyor. Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan kurulun üyesi.” (2) “İnci Kefalleri Asla Dönmez

Sen “Van gölü kefallerini, Marmara denizi hıyarını kurtaran bir doğa kahramanısın” dedim, yüzüne. Güleç yüzünü fotoğrafladım. “Denizin Sesi / Rengi Sırrı, Derdi” başlıklı sunumunda Marmara denizini nasıl ekokırıma uğrattığımızı anlattı, “bir nefes alın şimdi” dedi. “bu nefesin oksijeninin yarısını denizler üretiyor” dedi. Son sözünü ise Yaşar Kemal’den alıntıladı, ”deniz bize küsecek”.

Realist ütopya kitabımda Tuva dostu olmak diye adlandırdığım derin ekolojist düşünce; bizi doğanın sesi olmaya davet ediyor. Denizler, göller, nehirler, ormanlar sahipsiz olduğundan ekokırıma uğruyor. Ağaçların, nehirlerin, göllerin yaşam hakkını savunmak için Mustafa Sarı‘nın kitaplarını okumak gerek. Özümüze dönmek için ağaçların, nehirlerin, göllerin, Marmara denizinin sesini duymak gerek. Zihnimizi müsilajdan temizleyemez isek nefes bile alamayız.

Soruyor Mustafa Sarı.. “Müsilaj, ağıt mı umut mu?” Deniz bize küsecek S.O.S.

Cahit Günaydın

Biz kimiz?

Bir şey yapmayı engelleyen çok sebep olabilir; ama bir tanesi bellidir: O şeyi zaten yapıyor olmak. Ama en güçlüsü yapıyor olduğuna inanmaktır ve simgesi de “zaten” sözcüğüdür.

Adil Yaşam girişimine herhangi bir şekilde katılanların ortak özellikleri sözcük dağarcıklarından “zaten”i silmiş, “arayış içinde” olmalarıdır. Bunun dışında siyasi, dini, ideolojik herhangi bir ortak yanları yoktur.

Adil Yaşam İlkeleri ve vizyonunu benimsemiş; bu yolda

somut katkı yapan ya da benzer amaçlarına katkı yapabileceğimiz

tüm kişi ve kurumlar doğal çözüm ortağımız olarak hedef kitlemiz içindedir; yurt içinde ya da dünyada!

İş birliği Profilimizi Görmek için: Tıklayın

Adil Yaşam mesajları yaymaya söz verir misiniz? Yaymak için o kadar çok seçenek var ki lütfen bir bakınız: Tıklayın

Adil Yaşam® Ekibimiz

ve Organizasyonel İlişkileri

Adil Yaşam® Gönüllüsü olur musunuz?

Adil Yaşam® davetine katılan her kurum ya da kişi  birbirlerine eklemlenerek yeni gönüllü katılımlar için de özendirici oluyor.

Kurumsal ya da bireysel olarak Adil Yaşam® Platformuna katılım talepleriniz için Niyet Mektubunu doldurup bize iletmeniz yeterlidir.

Niyet Mektubu
Adil yaşam® Platformuna konu olan, canlı ve cansızlardan oluşan bütün'ün haklarının gözetilmesi ilkesini değer sistemlerinin başına yerleştiren yaklaşımını benimsemekteyiz. Bu yaklaşımın hayata geçirilmesi için kurumumuza yapılabilecek işbirliği önerilerini olumlu değerlendirme yolundaki niyetimizi teyit ederiz.
Adil yaşam® Platformuna konu olan, canlı ve cansızlardan oluşan bütünün haklarının gözetilmesi ilkesini değer sistemlerinin başına yerleştiren yaklaşımını benimsemekteyiz. Bu yaklaşımın hayata geçirilmesi için kurum ve/ya birey olarak gerekli olabilecek girişimlerde bulunacağımız yolundaki niyetimizi teyit ederiz.

Yazılar

Bütün içeriklerimiz katkılarınıza açık. Eğer siz de katkıda bulunmak isterseniz makale sayfasını ziyaret ederek en alt bölümdeki yorum alanından fikirlerinizi bize ulaştırabilirsiniz.

Tüm Yazıları İnceleyin

Sorularınız mı var?

Adil Yaşam Platformu hakkında sıkça sorulan soruları ve cevaplarını inceleyebilirsiniz.

Tüm Soruları İnceleyin

Adil Yaşam kavramı nedir?

Canlı, cansız ve kültürel varlıklar bütünü ile birlikte var olabileceği bilincine sahip olmak, o bütünün sürdürülebilirliği yolunda tüm varlıkların haklarını gözeterek yaşamak kastediliyor. Buradaki “bütün”, “kul” kavramı ile kast edilen herşey ile benzer anlamdadır.

“Bütün haklarına saygı” ne demektir?

https://adilyasam.net/butun-haklarina-saygi-kavrami-nedir/ adresinde ayrıntılı açıklaması olan kavramın özü şudur: “Bütünün Hakları” çizgisi doğadaki tüm canlı ve cansızları içeren farklı bir boyutu anlatıyor. Herhangi bir kurumun sunduğu hizmetlerde, sunucular ve yararlanıcılar bakımından haklar bütününün daima göz önünde tutulması temel ilkedir.

Adil Yaşam İlkeleri nelerdir?

Üç temel ilkesi şunlardır: (1) Varlıklar bütününün sürdürülebilirliği, kamu yararının yeni (post pandemi) tanımıdır, (2) Bildiğimiz ve henüz varlığından haberdar olmadığımız tüm canlı, cansız ve kültürel varlıklar (yani her şey) bir bağlantılı bütün olarak, o bütüne uyum göster(e)meyenleri içinden atıp, yeni dengeler oluşturabilecek yeni varlıklar oluşturup yeni bütünlüğü sürdürüyorlar. Bu bütünlüğün herhangi bir öğesinin görmezden gelinebilecek her hakkı, o varlıkla denge halindeki diğerlerince yeni bir denge oluşturulana kadar, bütünü oluşturan diğer varlıklardan orantısız da olabilecek biçimlerde geri alınır. (3) Gözetilmesi adet olmamış bir hakkın gözetilmeye başlanması, halkın olası tepkileri nedeniyle o hakka karşı ayrı bir olumsuz tutuma yol açabilir. Buna göre, gözetilecek her hak, ilgili paydaşlar nezdinde etkili biçimde anlatılmalıdır.

Adil Yaşam’ı gerçekleştirmek kimin sorumluluğudur?

Bireysel yaşamların da toplu yaşamın da tüm sorumlulukları bireylere ve onların oluşturdukları kurumlara aittir. Sorumluluklara karşılık gelen görevlerin bazıları kurumlara devredilse de sorumluluklar devredilemez. Bir toplum, tüm karar ve eylemlerinin sonuçlarından sorumludur. Buna göre Adil Yaşam’ın gerçekleştirilmesi de bütünüyle toplumu oluşturan bireylere, onların örgütlerine (STK) ve seçtiği, direktifler verdiği, örgütlediği ve denetlediği yerel ve merkezi idare görevlilerine aittir. Birey en temel sorumludur.

"Bireysel Değişim Planı" nedir?

Sahip olmadığı bir alışkanlık kazanmak ya da aksine sahip olduğu bir alışkanlıktan kurtulmak isteyen kişilerin, bunu nasıl yapacaklarını açıkça yazdıkları bir listedir. Bu listenin en önemli özelliği -ister kağıda isterse avuç içine yazılsın- aynen pazara gitmeden önce yapılan bir alışveriş listesi netliğinde ve somutluğunda oluşudur. Bir örnek değişim planı için bkz. Ek3 https://adilyasam.net/afet-zararlarini-azaltmak-ek-3/

Tüm depremler afet midir?

Hergün farkına varmadığımız onlarca deprem oluyor, ama biz onların farkına bile varmayabiliyoruz. Farkına vardıklarımız, hatta oldukça şiddetli olanlar dahi bir afet halini almayabiliyor. Afet, tanım olarak “toplu yıkıma, can veya mal kaybına yol açan olaylara” verilen isim. Bu yüzden de her afet çeşidi için ölçüler tanımlanmış. Örneğin rüzgar şiddetleri (https://www.mgm.gov.tr/FILES/genel/makale/beaufort.pdf) adresindeki “Beaufort skalası”na göre, depremler ise büyüklük ve şiddetlerine göre ölçeklendiriliyor (https://bityl.co/BUES). Depremin şiddeti, depremin yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür ve büyüklüğünden farklıdır.

Adil Yaşam Hareketi’ne nasıl gönüllü olabilirim? Gönüllülük edimleri (vecibeler) nelerdir?

Çok kolay, bilgi@adilyasam.net adresine bir E-posta atmanız yeterlidir. Gönüllülerden beklenen, bu web sitesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda akıl ve/ya zamanının bir bölümünü ayırmaya söz vermeleridir. Bkz. Profesyonel gönüllülük

Ayrıca:

Bağış yapmak için tıklayınız

Önerilen “Gönüllü Yaptırımla Alışkanlık Kazanma” (GYAK) yöntemi nedir?

GYAK, arzu edip de kazanamadığımız doğruluk, iyilik ve güzellik yolunda dayanışmacı alışkanlıkları ya da zaman içinde edinip de terk edemediğimiz hatalı alışkanlıklarımızla başa çıkabilmek için basit ve etkili bir yöntemdir. Yöntemin temeli, söze dayalı anlaşma yapabileceğimiz ciddiyet ve güvenilirlikteki bir tanıdığımız ile şöyle bir anlaşma yapmaktır: “……… konusunda edinmek istediğim ……. alışkanlığımı ………. süre içinde kazanacağım. Bunu tam olarak yapamadığım takdirde, yerine getirmemin güç olacağı …….. yaptırımı kabul ediyor ve ileride cayma ihtimalimi ortadan kaldırmak için ……önlemini taahhüt ediyorum.”

Bize Ulaşın

Beyaz Nokta® Gelişim Vakfı®

Fulya Mahallesi Büyükdere Caddesi
No:74/A Torun Center Kat: B-1
Garden Ofis No:171 34394
Mecidiyeköy-Şişli/İstanbul

+90 (212) 803 83 97
+90 (530) 314 0904
bnv@beyaznokta.org.tr