Skip to main content
editördenGüncel İçerikler

Ayrık önlemler yetmez, bütüncül yaklaşım: Olmuş Gibi!

By Mart 11, 2023No Comments

Henüz meydana gelmemiş, ama meydana geleceği -belirli bir olasılıkla- iddia edilen bir “olmamış deprem” düşünelim. Çeşitli yörelerde (İstanbul, İzmir vb) beklenen depremler buna birer örnek olabilir.

Her iki olayda ortak olan, alın(a)mayan önlemler sorunudur. Bu soruna yakın plan bakabilmek için önlemlerin: (1) Hangi olasılıklar dahilinde ve (2) Hangi risklere karşı alınması gerektiği ortaya konulabilmesi.

Bir de beklenen / beklenmeyen, ama meydana gelmiş bir “olmuş deprem”  (1999 Gölcük, 2023 K.Maraş gibi) düşününüz.

Tüm olasılıklar örnek amacıyla verilmiş olsa da kişilerin önlem alma bağlamında ne kadar karışık bir durumda oldukları kolayca tasavvur edilebilir. Kısaca söylemek gerekirse -gerçek durumları da yeterince temsil ettiği düşünülebilecek- bu örneğe göre, olasılıklar 3600 katı açılık bir hacmi doldurmaktadır.

Bu olasılıklar dünyasına bir de yönetsel ve ahlaki bileşenler (liyakatsizlik, rüşvet, görevi kötüye kullanmak vd) katılırsa, karar vericileri sarmalayan fiziki, ahlaki ve yönetsel olasılıklar kolaylıkla canlandırılabilir. Henüz olmamış depremlere niçin önlem alın(a)madığına bu açıdan bakılmalıdır. Kısa bir adlandırma gerekirse, “belirsizlik ve yetersizlikler karışımı içinde karar verme ve harekete geçme zafiyeti” denilebilir.

Şimdi ikinci (yani olmuş) olaya yakın plan bakalım: Birinci (henüz olmamış) olaydaki kargaşa bir anda yok olmuş, olayı belirsiz hale getiren tüm bileşenler bir Kuantum dalga fonksiyonunun çökmesi1 gibi “bir anda çökmüş”, yeri, zamanı, tahribatı ve diğer tüm bileşenleri ete kemiğe bürünüp belirli hale gelmiştir; artık bu bileşenler açısından belirsizlik yoktur. 

“Oldu” anında, o ana kadar zihinleri buğulu hale getiren  tüm saptırıcı olasılıklar (akıl daraltıcılar2) yok olur, sayısız çözüm içeren bir netlik ortaya çıkar; kişi ve kurumlar yetkinlik ve imkanlarına göre bu çözümlere yönelebilirler. Bu noktadan itibaren görülen karışıklık tamamen farklı bir durum olup, her kişi ve kurumun neyi nasıl yapacağı konusundaki yeterliği (yetersizliği), imkanlarının yeterliği (yetersizliği) gibi nedenlerden doğan karışıklıktır. Yani olay olmadan önce ve sonraki iki durum -ikinci durum birincinin sonucu olsa da- kesinlikle karıştırılmadan ele alınmalıdır.

Olmamış ve olmuş farkının anlaşılmasında kritik nokta, çok sayıda saptırıcının varlığının yarattığı olasılık dalgasıdır. Rastgele ya da bilinçli bir tercih, bu dalganın çöküp, belli bir yer ve zamanda kuantum gerçekliğine dönüşmesine yol açmıştır..

Tedbirlerin hep olaylar olduktan sonra alınmasının nedeni, tüm saptırıcı olasılıkların yok olup çökmenin gerçekleşmesini beklemek şeklinde tecelli eden “düşünme araçları fakirliği” ve onun da “fıtrat, kader vbg” kavramlarla açıklanmaya çalışılmasıdır.

Zurnanın zırt dediği yer!

Şimdi bir kavram üretmeyi öneriyorum: Çöktürücü etmen! (collapsing agent). Madem ki, belirsizlikleri bir anda belirliliğe dönüştüren, “olmamış”ı “olmuş”a çeviren şey çökmeye sebep olan şeydir, o halde şu da mümkün olabilir: “Olmamış”ı “olmuş gibi”ye çevirmek.

Somut bir olay yardımıyla örneklemek gerekirse, Millet İttifakı olarak anılan siyasi partilerin, aday belirleme bağlamındaki çeşitli olasılıklardan oluşan kargaşadan bir türlü çözüm çıkmazken, birdenbire bir “çöktürücü etmen” (bir liderin ayrılması) nedeniyle, tüm belirsizliklerin birden bire bitmesi ve böylece oluşan sükunet ortamının getirdiği zihinsel yaratıcılık ortamında o ana kadar kimsenin aklına gelmeyen bir çözümün ortaya çıkışı. (Çözümün doğruluğu, sürdürülebilirliği vb siyasi konular buradaki bağlamın dışında olup, yalın gerçeklik “çökme sonucunda ortaya çıkan sonucun, evvelden düşünülememiş olması”dır).

Olmuş gibi” o da ne?

Olmamış” bir depremi “olmuş”a dönüşmeden, bir bileşen yardımıyla “olmuş gibi”ye çevirmek öngörülüyor. Bunun, bilinen “önlem almak” yönteminden farkı, “olmuş gibi” adlandırılmasından da anlaşılabileceği gibi, olabildiğince gerçek bir deprem sonrasını benzetebilmektir. Önlem almak (deprem çantası, çök kapan egzersizi, bina sağlamlığını kontrol ettirmek vd) gibi ayrık eylemler iken, “olmuş gibi” bunların tümünün birlikte yapılmasıdır ve fark büyüktür.Bu bütüncül (holistik) yaklaşım (sistem yaklaşımı), hemen her tür büyük riski afete çeviren ve fıtrat-kader’den başkaca fiili açıklamaya bağlanamayan kültür kodumuzu onarmaya3 yardımcı olabilir.

(1) Bkz. https://tr.wikipedia.org/wiki/Schr%C3%B6dinger%27in_kedisi#Nesnel_%C3%A7%C3%B6kme_teorisi

(2)  Akıl Daraltıcılar için bir zihin haritası: http://bit.ly/3A4bv0C

(3) Bkz. https://tinaztitiz.com/kulturel-dna-onarilabilir-mi/ 

Leave a Reply